Çıkmasına karışmıyorum dışarı ama saat on iki buçuk bir arası geliyor eve bu kadar geç gelme diyorum çıkmaana bişey demiyorum ama gec kalmana kızarım diyorum bana diyor sen yokken ben hep evde yalnız değilmydm sende biraz yalnız kal nolacak diyor beni sık boğaz etme darlama diyor siz olsanız napardınız
Yok ya arkadaşlarlya iken hiç bir zaman çok önemli bir şey olmadığı sürece aramam msj atmam nerdesin nerde kaldun vs hiçbir şey demem tek söylediğm saat on bir den sonra eve gelme ama kabul etmiyor bi keresinde almadım zile kapıya aynu anda vurup durdu bebeği uyandırdı komşular gelecek diye korktum açtım bayağı kavga ettik dedim sana söyledm gec gelme diye sanane istedğm saatte gelrim vs dedi beni tınlmadı bile normal de hiçbir konuda da darlamam nereye kimle giderse karışmam sadece eve gec gelmesi rahatsz ediyor on da bişey söylemmei ıstemıyo
Katılıyorum eda hanıma… bende almamıştım eve onun huşuna giden şeyleri yapın benı sakın yanlış anlamayın erkek milleti aklını almak kolay tekrardan diyorum güzel bir gecelik gibiyip hazırlanıp foto atabilirsiniz eve gelmesıni sağlamak için veya alkol alıyorsa masa hazırlayıp onun için süslenip bunun fotoğrafınıda atabilirsiniz haaa baktınız olmuyor o zaman eve almayın yani onu teşvik etmeniz lazım![]()
![]()
Her gec geldğnde rahatsız olduğumu söylüyorum ama bzm ilişkmz de iletişim diye birşey yok ben söylüyorum o dinliyomuş gibi yapıyor ama dinlemiyo benm bi skntım mı var aman der telefonla ilgilenmeye devam eder ya da uyur senle mi uğraçşam diye asla sorunları konuşarak halledemiyoruz küser gider kalbimi mi kırdı ağlata ağlata mı uyuttu hayatta gönül almaya çalışmaz kendi kendime gecmesini düzelmemi bekler bnm için bişey yapmaz yani bi kere konuşsa bnden önce yüz vermesem bi daha tövbe gelmez sonra sorunca da e ben geldm sen bana bakmadın konuşmadın diye üste çıkar bzm ilişkide o küser o trip atar hep onun gönlü alınır bu yüzden kendimi çok kötü hissediyorum ama iki gündür konuşmuyoruz bu sefer kararlıyım tamamen gönlümü almadan gitmicem hep ben giidyordum bu sfer gitmicem kendime başka meşguliyetler çıkarıyorum bebeğimle ilgileniyorum dışarı çıkıyorum eskiden saatlerce ağlar onun bana gelmesini beklerdm hep ama o yine gelmez ben giderdm artık öyle olmayacak yoruldum kavgdan tartışmadan tek başıma bişeyleri düzeltmeye çalışmaktan susuyorum artık neyii nasıl yapmak istiyorsa ööyle yapsın öyle davransn o istiyor ki ben nereye gidersem izin alayım eve erken geleyim ne alırsam onun izni haberi olsun ama o keyfine göre nasıl istiyorsa öyle davranacak ama artık bu da olmayacak ne hali varsa görsün aynı evde iki yabancı gibi yaşamak istiyor öyle olalım ben uzak durmayalım dedikçe o hep faha çok uzaklaştı gitit benden srtık bende yoruldum belki de uzak durmak en iyisi olacak haklı olabilir
Genelde saatinde gelir yarim saat geç kalsa arar beni ben burdayim gelcem 1 saate der .. yada yoldayim geliyorum der. Geç kalinca saate bak derim ..3 kere ust uste gec gelirse ağır bir tepki korum. .
Benim eşim de bazen arkadaşları ile çıktığında 10- 11 gibi gelirim der ama muhabbetlerinin uzadığı filan olur 1e kadar gelmediği zamanlar da oldu. Ama hiçbir zaman saat kaç oldu nerde kaldın vs demedim. Zaten dışarıdayken sizin gibi ben de acil birşey yoksa arama gereği duymuyorum. Geç kaldığında da (önce kendimi düşündüğüm için aslında) annesi gibi bir rol takınmak istemiyorum. Bu benim içimdeki enerjiyi öldürüyor. Ben evin sürekli her alanda derleyip toparlayanı, kural koyanı, nizam sağlayanı olmak istemiyorum. Bu durumları eşimin üstlenmesini tercih ederim. Onu düzeltmek yerine duygularımı düzenlemeyi tercih ediyorum. Bu tabi benim tercihim. O yüzden bu durum hoşuma gitmese de eve gelince çıkışmıyorum. Gerçekten rahatsiz olduysam sinirli değil sadece kırgın ve sitemli davraniyorum. Sinirlensem zaten savunma moduna alacak kendini. Ben de tepesinden annesi gibi ona ders vermek zorunda kalacağım hiç gerek yok. Örneğin diyorum ki; sen yoksun tek başıma uyuyorum hiç rahat uyuyamadım haberin var mı diyorum.
Çok sinirlenmediysem zaten esprili yaklaşıyorum, ooo bizi hatırladın demek kociş diyorum. Veya sensiz akşamların hiç tadı tuzu yok birşey anlamadım diyorum. O da hazırdır zaten gevşemeye “hadi hadi kafa dinledin kandırma beni der”. Sonra sarılırım ,daha samimi sözlerle onun evde olmasının bana ne kadar iyi geldiğini hissettiririm. Böyle yaklaştıkça bende de gerginlik kalmıyor o da eve dönünce dışarıdan huzurlu bir yuvaya dönmenin rahatlığını yaşıyor. Açıkçası onun adına da istemem gece eve dönerken rahatlık hissi yerine “evde beni gerilim bekliyor” diye hissetmesini. Ama tüm bunları en başta kendim için yapıyorum. Kendi enerjim için.
Ben evlilikte ipler kimin elinde olayını pek sevmiyorum. Bazen geç gelinebilir bazen çıkılmaz ama burda daha çok yarış var gibi yani güzelce oturup konuşup evliliği izle alakalı rahatsız olduğunuz şeyleri karşılıklı naif bi dille birbirinizle konuşmalısınız bence. Yani açıkçası ben böyle çok takan biri değilim ama eşimde bunu suistimal etmez yani vardiyalı çalışıyor bazen 2de çıkıyor gece işten arkadaşlarıyla 1 2 saat vakit geçirip geliyor falan takılmam bana ve bize yeteri kadar vakit ayırıyor bu da bana yetiyor açıkcası. Yani sağlıklı bi iletişim size bence çok iyi gelecek açtığınız postlardan bunu anlıyorum. Mesela geçen hafta 2 günlük bi bungalov tatili yaptık o kadar iyi geldi ki gece oğlumuz uyudu bizde bahçede saatlerce sohbet ettik hele bebekten sonra evliliğin taşları biraz oynayabiliyor bu sebepten bize çok iyi geldi bu. Bir de işin bakış açısı var tabi size Allah’ın emaneti gözüyle bakmalı gönlünüzü hoş etmeli tatlı sözler söylemeli ama aynı şekilde sizin de ona bunu vermeniz lazım. Saygı sevgi dolu cümleler eşleri hoş ediyor kadın erkek farketmeksizin. Ben çok sivrildiğim zaman eşim hemen uyarır mesela bu sen değilsin belli ki bişeye takılmışsın gel o konu üzerinde konuşup çözelim der mesela tabi onun da siniri geçince. İkimizde Karadenizliyiz ve çok ani parlayabiliyoruz ama bi şekilde çözdük artık birbirimizi. Alttan almak değilde bazen sessiz kalıp uygun bir vakitte tatlı cümlelerle çözülebilecek basit konular bunlar.
@Didem Her bir cümlenize katılıyorum, niyet hesap sormak, haklılığını ispatlamak, kural kabullendirmek olmamalı. Anlayıp anlaşıldıktan sonra geri kalana insan o kadar takılmıyor. Eşiniz gece işten çıkıyormuş, arkadaşlarıyla biraz sohbet edip zihnini dağıtacağı vakit ondan sonrası demek ki, varsın 1-2 saat daha geç gelsin ne olacak. Şanslı ki sizin gibi düşünen bir eşi var. Bu dayatmalar olmadığında erkekler de gardını indiriyor bence. Geç kalacaksa arayıp haber etme gereği duyuyor örneğin. Geldiğinde tatlı dille eşini yumuşatıyor.
Ya evlilikte sıkışmış gibi hissetmek ve hissettirmek istemiyorum ve hep ona göre yaşıyorum tabi insanız bazen saçma tavırlar olabiliyor ama o kadar nadir ki eşim de anlar canımın başka bişeye sıkıldığını. Evlilik çok başka bi hayat. Hem çok kolay hem çok zor ama işte insan yarışmadığı sürece eşiyle,hayatla,hırslarıyla herşey daha kolay. Konuşmadan da daha öte bir şey yok sorunları çözecek ama tabi yuvayı dişi kuş yapar lafı burda devreye giriyor. Hadi gel bi konuşalım desen o da sinirle ön yargıyla başlıyor konuşmaya ama bi çay demlesem azıcık sohbet eder miyiz uyumadan, yanına da bişey ister misin derim mesela. Diğer türlü mevzuya çağırır gibi yaklaşınca zaten direk duvarları olarak konuşuyor benimle ![]()
Eşiniz inançlı biriyse bu konuda birlikte sohbetler dinleyebilirsiniz. Biz çok okuruz ya da dinleriz ve bu hayatimızın içine sirayet eder çok şükür. Çünkü ikimizi de kurallarının kusursuzluğuna inandığımız bir Yaradana inancımız var. Biliriz ki O’nun bize tavsiyesi bize en faydalı gelecek olandır. Örnek vericem ben evliliğimizin ilk başlarında eşime aynen şöyle derdim “aşkım birgün peygamber efendimiz cemaatle yatsı namazını kıldıktan sonra erkeklere demiş ki, artık evlerinize gidin dışarıda durmayın.”
Eşim de bunu unutmaz mesela. Efendimiz böyle dediyse muhakkak evde olmak daha hayırlıdır diye düşünür.
Bence önce ortak bir dil bulmaya, sonra bu dille güzel bir iletişim kurmaya ihtiyacınız var.
Bazen birbirini çok seven insanlar sırf kötü iletişimden dolayı birbirini çok yanlış anlıyor ya da birbirinin değiştiğini düşünüyor.
Belki eşiniz de sizi çok başka anladığı için haksızlık yapıyor farkında bile değil.
Bu konu için bir süre geç gelmesini hiç sorun etme mesela. Ben erkek nüfusu fazla olan bir aile ve çevrede büyüdüm. Babam amcalarım abilerim akşamları bizim bahçede toplanır muhabbet ederlerdi. Muhabbetleri o kadar hararetlenirdi ki. Erkekler bir araya gelince, hiçbir zaman ortak bir sonuca varamayacaklari sohbet konuları seçtikleri için vaktin nasıl geçtiğini gerçekten anlamıyorlar. Siyaset ve futbola girince çıkarmazlardi. Iki bardak çay içip kalkalım diye gelenler yemin ediyorum sabah namazında eve dönüyorlardı. Hazır kurulu sofraya kırk kere çağırıyordum lafı bırakıp da gelip yemek yiyemiyorlardı. Birgün namaz kılmak için masadan kalktılar, abdeste gidecek olanlar kolları sıvadı ama muhabbet öylece 1 saat ayakta kollar paçalar yukarı sıvalı devam etti
Tavsiyem biraz rahat bırak önce kendini. Eşinin her yaptığına reaksiyon verme. O biraz farketsin sessizleşip sakin bir tebessümle herşeyi karşıladığını. Belki buna çok ihtiyacı vardır.
Yaa düşündükçe içimin cız ettiği bir konuyu hatırladım şuan. Bir dönem gergin geçen günlerim olmuştu. Temelinde can sıkan konular değil yorgunluk vardı. Ev işleri, çocuk, yemek, gelen giden misafir. Yorgunluktan hep yüzüm asıkmış haberim yok. Eşim de dışarıda çok yoruluyor, gelince çocuğu verip başka işlere bakiyordum. O günlerden birgün eşime yemek hazırladım, hatta çok sevdiği bir yemeği yaptım. Tabağını kaşigıni masaya koyarken geldi sen yemeyecek misin dedi.
Hayır benim yiyesim yok, sen ye ben uzanıcam dedim.
O anda eşim sinirden kıpkırmızı oldu, gözlerinden ateş çıktı resmen. Bir anda içini dökmeye başladı, “işten çıkar çıkmaz soluğu evde alıyorum yüzün hiç gülmüyor, suratın hep asık, KENDİMİ ERKEK GİBİ HİSSETMİYORUM. Hiçbir şeye mutlu olmuyorsun. Dışarıda sorunlu bir sürü insanla uğraşıyorum eve geliyorum bir de senin yüzün gülmüyor” diye bağırmaya başladı. Dondum kaldım. Çünkü sadece yorgundum. Ama eşim için yüzümün gülmesinin ne kadar önemli olduğunu farkettim o gün. Sadece “yorgunum” diyebildim. Sandalyeye tekme attı çıktı gitti. Sadece “yorgunum nasıl gülebilirim” diye bağırdım ben de ona.
O gün çok üzüldüm, kırıldım , bunca şeyi yapıyorum görmüyor bir de memnun olmuyor beyefendi diye. ama sonra düşündüm evde yaptığım hiçbir şeyin mükemmel olmasını beklemiyor eşim. Akşam eve geldiğinde yemek olmasa Allah ne verdiyse koy yiyelim der. İki tane yumurta kır yeter der. Yeter ki eve geldiğinde onu gülümseyerek karşılayayım. O günden sonra herşeye yetişmeye çalışmayi bıraktım. Önceliğim beraber evdeysek huzurlu rahat bir ortam sağlamak oldu. İletişim ilişkide her şeydir kesinlikle. Eşim o gün içini dökmese ben hiçbir şeye yetişemiyorum diye gerilmeye devam edecektim. Gerçi daha yumuşak bir şekilde içini dökse iyi olurdu ama
onun da bardağının taştığı nokta olmuş o gün beraber sofraya oturmamam.
Merhaba, sizin sorununuz eve kacta geldigi değil, eşinizin prensesligi. Anladığım kadariyla degisik bir egosu var. Benim eşimde ilk evlendigimiz zamanlarda bir iki denedi küsmeyi baktı nazı geçmiyor normale döndü. Taviz vermeyin eşinize, sizin bebeginiz var. Ilgiye sevgiye bazen nazlanmaya sizin ihtiyaciniz var. Gerekirse acik açık söyleyin hakettigim ilgiyi sana verecek vaktim yok diye. Gec mi geldi siz küsün, caninizi mi sıktı surat yapın. Prenses degil evin babasi esi oldugunu hatırlasın.
Çook benzer olaylar yaşadık bizde eşimin dediği tek şey kafanda ki şey her neyse sonucu hep bende patlıyor ve ben bunu istemiyorum
ve ben çok aşırı düşünürüm aşırı yani. Aşırı düşünmek de şeytandan bunu da biliyorum. Düzelmeye çalışıyoruz işte ![]()
Teh ben 3 kattayim o yuzden cok korkmuyorum ..Tabi kucuklukten beri aliskindim ..17 yaslarinda evimz acik ceza evinin karsisindaydi. Ben tek basima inek guderdim .hergun de biri kacardi.
bizim ev ahsap kapisi kilitlenmiyor penceresi de cogu odada yoktu laylon geriyorduk.sen dusun cevremizdeki butun evlere mahkum girdi . Biz burnunun dibindeydik ama bizimkine gimiyordu.
gece evimizin yanlarinda bile dolasiyordular ben ordan alistim korkmuyorum kimse evimi basmadikca da koly koly korkmam.
Benim esim de gec gelmez en geci 11 olur. . Bazen ben derim bugun benden sana izin istedigin zamanda gelebilirsin diye ![]()
![]()
![]()
Hesap sormam ama kurallarini hatirlatirim ..Tabi arkadasi fln geldiyse digundeyse fln o yazar zaten gec gelcem diye ben tmm derim. . Boyle olunca daha anlayisli oluyoruz
Ya catisma fln olsa belki bende de olur korku . En cok da bebem icin korkarim .
@Eğitimcianne1 , @Didem dediklernize sonuna kadar hak veriyorum bende öyke çok sıkıştıran darlayan bi. Kadın değilim bende hep bu düşüncedeyim işten veya dışardan gezmeden bi yerden eve gelince asık suratlı mutsuz karşılamak istemiyorum böyle yaparsam biliyorum ki daha çok soğuyacak evden gelmek istemeyecek itmiş olacam onu ben o eve gelirken gec gelse bile şakayla karışık sonunda evin yolunu bulabldnmi diyorum sonra oturuyoruz sakince biraz konuşalım diyorum tartışma olmadan kavga etmeden söylüyorum güzel bir dille dalga gecer gibi dinliyor anca işi düştü mü yanıma gelir konuşur sarılır vs yoksa benm söylediğm hiçbir şey umrunda değil hep te söyler ne kendini yoruyorsun iki buçuk senedir konuşuyorsun değişen bir şey var mı diyor boşver takma beni de kafanda kurma diyor gec mi geldim boşver sanane diyor karışma ben buyum diyor iatedğm saatte gelrm diyor bişey söylesem aman ne konuşuyorum senle diyor arkasını dönüyor uyuyor yada telefon izliyor iletişim yok bu yüzden ztn bu kadar kavga ediyorz ben boş duvara konuşuyordum bu zamana kadar beni asla dinlemiyor haklısın aynn diyip susturuyor kavgayla da gitmiyorum ama bnm de bi sabrım var ve taşıyor ağlamya başlıyorum ağlamama laf ediyor diğer odaya gidip uyuyor sen le mi uğraşcam diyor ee hal böyle. Olunca ben napablrm ki o küsüyr ben gidip konuşuyorum ediyorum o zaman da nasıl olsa bu kız ztn gelir diyip kafası rahat oluyor ama üç. Gün oldu bende konuşmuyorum bu sefer o gelene kadar ben gitmicem bizde en önemli eksik olan şeyler iletişimszlk saygı, değer adamın bana saygısı yok hiç sayıyor değer vermiyor böyle olunca da kopukluklar çok yaşanıyor
Dilerim bu iletişimsizliğiniz bir an önce biter çünkü asıl sorununuz bu zaten sizinde dediğiniz gibi
Teh urkutucu oldu her yer.
Herşey anlamaya niyeti olana siz de haklısınız. Madem konuşarak olmuyor bir süre siz kabuğunuza çekilin, kendinizle meşgul olun.