Yazıp yazmama konusunda çok kararsız kaldım ama içim rahat etmedi size danışmak istiyorum … uzun oldu ama detayları anlatmak zorundaydım![]()
![]()
Yurtdışında yaşıyorum ve burada çok az tanıdığım insan var. Yakın olduğum sadece iki Türk arkadaşım vardı. Onlardan biriyle hâlâ görüşüyoruz, ancak diğeriyle yaşadığımız bir olay yüzünden ilişkimiz tamamen koptu. Bu kişiyle çok samimiydik; ailecek görüşür, eşlerimizle birlikte zaman geçirirdik. Onun burada çok fazla Türk arkadaşı vardı ve ayrıca 10 yaşında bir oğlu var.
Haziran ayında normal doğum yaptım. Sürecin ne kadar zor olduğunu yaşayan bilir. (Doğumun her türlüsü zor) Sabah sancılarım başladı ve hastaneye gittik. O gün arkadaşım hastaneye gelmek istedi ama yatıp beklemekten başka yapacak bir şey olmadığı için gelmesine gerek olmadığını söyledik; boşuna zahmet etmesini istemedim.
Ertesi gün öğlen doğum yaptım. Eşim bunu arkadaş grubuna yazdı. O sırada arkadaşım yoldaymış ve “geliyorum” diye mesaj atmış ama biz doğumla meşgul olduğumuz için görmedik. Bebek doğduktan sonra eşim kısa bir an telefona bakabildi ve ziyaretçi kabul edilip edilmediğini sormak için mesaj yazdı, fakat sonra tekrar telefona bakamadı.
Arkadaşım cevap beklemeden hastaneye gelmiş. Sonradan öğrendiğim kadarıyla balonlarla sürpriz yapmak istemiş. Ben bebeği sadece 3 dakika kucağıma alabildim, ardından erken doğum olduğu için bebeği muayeneye götürdüler. Aynı anda bana dikiş atılıyor, kanamam temizleniyordu. Tam o sırada aşağıdan arayıp “arkadaşınız geldi, yukarı çıksın mı?” diye sordular. Odada hoparlörlü telefon vardı, ben de konuşmaları duyuyordum. Can havliyle “no, no” diye tepki verdim çünkü hâlâ doğum masasındaydım. Hemşire de “1 saat sonra alabiliriz” dedi.
Arkadaşım yaklaşık 1 saat bekleme salonunda beklemiş. Ancak ben hâlâ doğum odasındaydım, normal ziyaretçi odasına bile geçmemiştim. Duş almamı istediler çünkü ziyaretçi odasında duş yoktu; bayılma ihtimaline karşı gözetim altında duş aldım. Yani fiziksel ve ruhsal olarak kesinlikle hazır değildim.
Bu bekleyişin sonunda arkadaşım WhatsApp’tan “Doğum öncesi yardımım dokunur diye gelmiştim ama doğum sonrasına denk geldim, başka zaman ilk müsaitliğinde bebeği görürüz, bebeğiniz sağlıkla büyüsün hayırlı olsun vs ben eve geçiyorum” diye yazdı. Birkaç saat sonra normal odaya geçtiğimizde ben de “Doğum çok zor geçti, yeni kendime geliyorum” diye mesaj attım. O da “Gönlüm yüz yüze tebrik etmekti, nasip değilmiş, sağlıkla büyüsün” diye cevap verdi. Ardından ben “Şimdi normal odaya geçtik canım, müsaitseniz gelebilirsiniz” yazdım. O ise “Biz rahatsız etmeyelim, iyi dinlenmeler canım” diyerek gelmedi.
Hastaneden eve çok acele çıktığımız için bebeğin pusetini unutmuştuk. Eşim eve puset almaya gitti, ben de diğer bahsettiğim arkadaşımı hastaneye çağırdım yanımda kalması için. Bu sırada eşim, hastaneye gelmiş olan arkadaşımı arayıp neden cevap veremediğimizi, hâlâ pansuman ve işlemler olduğunu anlattı. Ancak arkadaşım bunu oldukça umursamaz bir tavırla geçiştirmiş.
Doğumdan sonra tam 10 gün boyunca ne aradı ne sordu. Bu beni çok kırdı. On gün sonra attığı mesaj da çok mesafeli ve soğuktu: “Bir şeye ihtiyacınız olursa haber verin, umarım sen ve bebek iyisinizdir.” O kadar kırılmıştım ki ben de soğuk cevap verdim: “İyiyiz, bir şeye ihtiyacımız yok, teşekkürler.” Daha sonra beni sosyal medyadan silmişti ve whatsapp gruptan cıktı.
Oysa o günlerde evde yemek bile yoktu. Lohusaydım, her gün dışarıdan yemek yemek zorunda kaldım. En sonunda diğer arkadaşıma ağlaya ağlaya, utanarak “ev yemeği yapan tanıdığın var mı?” diye sordum; doğrudan yardım isteyemedim. Bu durum beni psikolojik olarak çok yıprattı. 1-2 saat içinde çeşit çeşit yemek yaparak eve geldi. Ağlaya ağlaya arkadasın karsısında yemek yedim çok acıkmıştım.. (Eşim yogun calısıyordu aynı zamanda okula gıdıyordu sınavları vardı benim ve bebekle neredeyse hiç ilgilenemedi)
Hastaneye gelen arkadaşıma asıl kırıldığım nokta şuydu: Ben yalnızdım, ilk doğumumdu, çok ağır bir lohusalık ve depresyon süreci yaşadım. Bunu en iyi anlayacak kişi oydu çünkü kendisi de ilk çocuğunu yurtdışında, yalnız doğurduğunu ve ne kadar zorlandığını hep anlatırdı. Bana kırılmış olabilir ama bunu daha sonra, ben biraz toparlandıktan sonra konuşabilirdi. O an dikiş atılıyor pansuman yapılıyor yani Annem gelse onu bile kabul edemeyecek durumdaydım; günlerce ailemle görüntülü konuşamadım, eşimin ailesiyle bile neredeyse bir ay sonra konuştum.
Aylar sonra hastabeye gelen arkadasın da tekrar hamile olduğunu öğrendik.. Daha önce ikimiz de düşük yapmıştık ve o dönemlerde ufak gerginliklerimiz olmuştu ama toparlamıştık. Hamile olduğunu öğrendiğimde ona mesaj atıp tebrik ettim, “Kırgın olsak da bir ihtiyacın olursa buradayım” dedim. O da kısa ve mesafeli bir şekilde teşekkür etti.
O arkadaşın bebeğim için önceden verdiği yenidoğan ve karışık yaş grubu kıyafetleri vardı, şimdi onun bebeği için eşim aracılığıyla ben de yenidoğan kıyafetleri onlarla birlikte gönderdim. (Onun yolladıklarını iade ediyorum şeklinde anlaşılmasın ben de olanları da yolladım karısık şekilde) Eşim bir ara onların evine işi için gitmişti, dönüşte “bize de bekleriz” demiş ama kocası karısı için görüşmeye sıcak bakacağını sanmıyorum demiş..
Sonuç olarak bu olaydan sonra arkadaşlığımız tamamen bitti. Eşlerimiz ara sıra konuşuyor ama biz konuşmuyoruz. Aylar geçmesine rağmen içim hâlâ rahat değil.. Tek yaptığım şey, doğumdan hemen sonra, çok kötü bir fiziksel ve ruhsal durumdayken ve hala pansuman dikiş atılıyorken ve hala doğum odasındayken ziyaret istememekti…
Bunun affedilmez bir hata olup olmadığını, gerçekten bu kadar kopmayı gerektirip gerektirmediğini hâlâ sorguluyorum.
Siz ne düşünürsünüz? Arkadaşlık bu günlerde belli olmazmı? Size yemin ediyorum aynı durumda o olsaydı ben bu şekilde tepki vermezdim. Kırılsam bile ona çaktırmazdım kadın lohusa bir de beni mi düşünecek deyip.. hatta çok kötü hissederdim kendimi rahatsız ettim diye. Kırıldıysam da sonradan söylerdim çok sonradan..![]()
Aylarca bu konuyu taktım artık eşim bana kızdı yeter artık düşünme sütün kesilecek diye.. Allah yukarıda ne çektiğimi bir ben bilirim.. Allah kimseyi yalnızlıkla sınamasın..![]()
